İlk kez Sivas Katliamı’nı duyduğumda henüz küçücük bir çocuktum. Böyle bir katliamın nasıl yaşanmış olabileceğini, çocuk aklımla kendi hayal dünyamda anlamaya çalışıyordum. Bir gün, yeni kurulan Cem TV’de Sivas Katliamı’na dair bir belgesele denk geldim. İzlediğim görüntüler, hayal edebileceğimden çok daha korkunçtu.
Polis doğru düzgün bir barikat kurmamıştı. Asker olay yerine gelmiş, müdahale etmek yerine saldırgan kalabalığı izliyordu. Öfkeyle bağıran insanlar, ağızlarından köpükler saçarcasına slogan atıyordu. Arka planda ise “Cehennem ateşi işte bu!” diyen bir katilin sesi duyuluyordu. O gün izlediğim görüntüler, o küçük yaşımda beni derinden sarsmıştı. Gece gözüme uyku girmemiş, uzun süre o sahneleri aklımdan çıkaramamıştım.
Aradan yıllar geçti. Peki adalet yerini buldu mu? Ne yazık ki hayır. Hatta yaptığım araştırmalar, bazı sanıkların Almanya’ya sığındığını ve Alman devleti tarafından korunduğunu gösterdi. İnsan hakları denildiğinde en ön sıralarda yer alan, Avrupa Birliği’nin en güçlü ülkelerinden biri olan Almanya, böyle bir konuda neden bu tavrı sergiledi? Atatürk’ün kurduğu bu ülkede, insanlık dışı bir katliamın failleri neden korunabildi?
O gün polis telsizinden neden “Anlaşıldı, müdahale etmeyin.” emri verildi? Olay yerine gelen askerler neden acemi birliğinden seçilmişti? Neden silahlarında mermi bile yoktu? Devlet, o gün bu gerici kalabalığa neden etkili bir şekilde müdahale edemedi?
Bir de sık sık “Eskiden daha aydındık.” deniliyor. Peki o dönemin aydın kesimi, bu olaydan sonra neden yeterince sahip çıkamadı? Katillerin mahkeme salonlarını adeta bir gösteri alanına çevirmesine nasıl izin verildi?
Bu ülkenin birçok insana borcu var. Bu acılarla yüzleşmeden hiçbir şey değişmez. Kadıköy’de, Mavi Şehir’de de insanlar diri diri yakıldı. Kaç kişi hayatını kaybetti… Peki sonra ne oldu? Doğru düzgün bir anıt bile yapılmadı. Katiller serbest bırakıldı. Bugün o bölgede insanlar yemek yiyor. Madımak Oteli ise bir dönem kebapçı olarak işletildi.
Yazık… Gerçekten çok yazık.
İnsani değerlerimizi yeniden kazanmadığımız, geçmişimizle samimi ve cesur bir şekilde yüzleşmediğimiz sürece bu ülke bir milim bile ileri gidemez.
İlk yorumu sen yap
Bu yazı hakkında düşünceni paylaş. Kısa, samimi ve konuya katkı sağlayan yorumlar her zaman değerli.