İyilik Yapmanın Sağladığı Ruhsal Rahatlık

Bu yazıda, iyilik yapmanın insan üzerindeki ruhsal etkisinden ve topluma kattığı değerden bahsediyorum. Graz’a ilk geldiğim yıllarda yaşadığım zorluklardan yola çıkarak, bugün buraya gelen gençlere destek olmayı neden önemli gördüğümü anlatıyorum. Yardım etmenin karşılık beklemeden yapılması gerektiğine inanırken, aynı zamanda iyi niyetin suistimal edilmemesi için doğru insanlara destek olmanın önemini vurguluyorum.

“İyilik yap, iyilik bul” diye bir söz vardır. Ben bu sözü yıllardır benimsemiş biri olarak, iyilik yapmanın sadece güzel bir davranış değil, aynı zamanda bir insanlık görevi olduğunu düşünüyorum.

Düşene bir tekme daha vurmak yerine ona el uzatmak, yardımcı olmak ve yanında durmak; özellikle günümüzün bu kaotik dünyasında insanlık adına çok kıymetli. Çünkü bazen bir insanın hayatında küçük gibi görünen bir destek, onun için büyük bir dönüm noktası olabilir.

Ben Graz’a ilk geldiğimde henüz onlu yaşlarımda bir çocuktum. Ne yabancı dil biliyordum ne de buradaki sistemi tanıyordum. İstanbul’da okulda başarılı, çalışkan bir öğrenciyken; burada dil bilmediğim için sınıfta en gerideymişim gibi muamele gördüm. O dönemlerde bilgiye ulaşmak da bugünkü kadar kolay değildi. Yardım edecek çok fazla insan da yoktu. Buna rağmen, tüm imkânsızlıklara ve zorluklara rağmen kendime bir yol açmayı ve güzel bir kariyer inşa etmeyi başardım.

Geçenlerde bir yazı okudum. Türkiye’de yaşayan gençlerin yaklaşık yüzde 65’inin ülkeden ayrılmak istediğinden bahsediyordu. Açıkçası buna şaşırmadım. Çünkü bunun etkisini Graz’da da görüyorum. Son zamanlarda buraya gelen gençlerin sayısında ciddi bir artış var.

Ben de onların yıllar önce benim yaşadığım sıkıntıları yaşamamaları için elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Bu amaçla bir topluluk kurdum. Bu topluluk üzerinden etkinlikler düzenliyorum; daha doğrusu birlikte düzenliyoruz. İnsanların bir araya gelmesini, yalnız hissetmemesini ve burada kendilerine bir çevre kurabilmesini önemsiyorum.

İstesem bunların hiçbiri umurumda olmayabilirdi. Daha doğrusu, bencil ve egoist biri olsaydım böyle düşünebilirdim. Ama ben kendi insanımıza yardım etmeyi, onlara destek olmayı, kol kanat germeyi ve vatan hasretlerini bir nebze olsun dindirmeyi kendime bir görev edindim.

Bunu da bir tebrik ya da takdir bekleyerek yapmıyorum. Sadece bu dünyada yaptığımız her şeyin bir yansıması olduğuna inanıyorum. Buna ister dini açıdan bakın, ister felsefi açıdan; benim için fark etmez. Ne yaparsan, bir şekilde sana geri döner. Kötülük yaparsan kötülükle, iyilik yaparsan iyilikle karşılaşırsın.

Tabii yardım ederken de dikkatli olmak gerekiyor. Herkese gözü kapalı yardım etmek bazen iyilikten çok saflığa dönüşebiliyor. Yardım, gerçekten bunu hak eden insanlara yapılmalı. Kalbi temiz, niyeti iyi olan insanlara destek olunmalı. Ama kendini çok zeki zannedip seni kullanmaya çalışan insanlara karşı da net bir duruş sergilemek ve mesafeyi korumak gerekir.

Bugün içimden geçenleri böyle yazmak istedim. Bazen konudan konuya atladığımın farkındayım. Ama zaten bu sayfanın resmi bir yer olmasını istemiyorum. Burası daha çok içimden geçenleri yazdığım, düşüncelerimi biriktirdiğim kişisel bir arşive dönüşsün istiyorum.

İlk yorumu sen yap

Bu yazı hakkında düşünceni paylaş. Kısa, samimi ve konuya katkı sağlayan yorumlar her zaman değerli.

Yorumunu yaz

E-posta adresin yayınlanmaz.